Son Dakika

100 Bin Kişilik Gizli Ordu!

30 Kasım 2012
100 Bin Kişilik Gizli Ordu!
Politika
0

8 ayda 156 kişiyi dinleyen TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu, Başbakan Erdoğan’dan gelen yazılı yanıtların ardından nihai raporunu tamamlamış ve hazırladığı raporu Meclis Başkanı Cemil Çiçek’e sunmuştu. 1404 sayfalık raporun tam metni de bugün yayınlandı. Raporun sayfalarında ise oldukça dikkat çekici bilgiler yer aldı.

TBMM Darbeleri ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu Raporu

Bu bilgilerden en dikkat çekici olanı  raporun 115. sayfasında başlayarak devam eden “5. Özel Harp Dairesi, Kontrgerilla ve Gayri Nizami Harp” başlıklı kısımda istihbarat birimlerine ve gizli bütçeyle idare edilen bir ‘gizli ordu‘dan bahsediliyor.

İlgili bölümde şu ifadeler yer alıyor:

SİVİL SAYISI YÜZBİNLER: Özel Harp Dairesi 1992’de Özel Kuvvetler Komutanlığı adını alarak tümen seviyesine yükseltildiğinde, sivillerin bağlı olduğu birim ayrı bir daireye dönüştürülmüştür. Batı’da bu gizli orduların sivil unsurları tamamen dağıtılıp, kendileri için oluşturulan silah depoları açığa çıkartılırken, Türkiye’de sivil unsurların sayısında artışa gidilmiştir. Seferberlik Tetkik Kurulu’nun komuta seviyesi bugün tümgeneral düzeyindedir. Çoğunlukla kilit bölgelerde ve noktalarda bulunan sivil unsurların sayıları hakkında kesin bir rakam bilinmemektedir. Bu konuda bugüne dek bir rakam bile telaffuz edilmiş değildir. Ancak sayıları yüz binlerle ifade edilmektedir.

 

İşte 1404 sayfadan oluşan raporun tam metni:

TBMM Darbeleri ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu Raporu

O gizli ordu ile ilgili olarak ilk olarak Zaman Gazetesi yazarı Mümtazer Türköne bir yazı kaleme aldı. 27 Kasım 2012 tarihli gazete yayımlanan yazısında Türköne şunlara değindi:

Darbeleri Araştırma Komisyonu’nun verdiği “100 bini aşan” rakam fazla iyimser; yine de yeteri kadar ürkütücü.

Özel harp eğitimi almış, psikolojik harekâtın inceliklerini bilen, üstelik tek bir merkezden gelecek talimata göre harekete geçmek için hazır bekleyen hiyerarşisi sağlam, disiplinli devasa bir ordu. Alışveriş ettiğiniz bakkal, evinize tamire gelen servis elemanı, mahallenizdeki lisenin sivil savunma uzmanı, ilkokuldaki genç öğretmenlerden biri, taksi şoförü, taraftar kulübünün başkanı, emekli vergi memuru, pazarlama elemanı… Her şey mümkün. Tanıdığınız, selam verdiğiniz komşularınızdan biri Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı’nın Türkiye çapında 24 bölge başkanlığından birinden gelecek bir emri, 24 saat esasına göre bekliyor olabilir. Darbeleri Araştırma Komisyonu’nun taslak raporu TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Meclis’in bu döneminin, demokrasi adına yüz ağartan çalışmaları bu komisyondan geldi. Bütün üyeleri yürekten tebrik etmemiz lâzım. Darbecileri ve darbe tekniklerini teşhir ettiler. Darbecilerin ve darbe destekçilerinin ipliğini pazara çıkarttılar. Parlamenter-demokratik denetimi etkili ve çarpıcı bir şekilde harekete geçirdiler ve tatbik ettiler. Gelecekteki darbe hayalleri üzerine bir kâbus gibi çöktüler. Eleştiriye, özeleştiriye ve hiç bilmediğimiz entrikaların deşifre edilmesine zemin hazırladılar.

……….

Bu örgüt, 2007’de yeni bir örgütlenmeye giderek bölge başkanlığı (dolayısıyla kadrolu personel) sayısını iki katına yükseltmişti. Yine bu dairenin içinde yer aldığı Özel Kuvvetler Komutanlığı, tugay düzeyinden tümen veya kolordu düzeyine çıkartılmıştı. Bugün durum ne? Bu örgütün tasfiye edildiğine veya bir revizyondan geçirildiğine dair hiçbir işaret yok. Özel Harpçiler işlerinin başında ve onlara bağlı 100 bini aşan sivil görevli bizim aramızda, gündelik hayatımızın bir parçası olarak görevlerine devam ediyorlar. Darbeleri Araştırma Komisyonu’nun raporu, hiç olmazsa bu örgütün tasfiyesine imkân sağlarsa, gelecekte sabah kapımızı çalacak kişinin sütçü olacağından emin olarak uykuya dalabileceğiz.

Daha sonra da Taraf Gazetesinde konuya değinen Ahmet Altan, 29 Kasım 2012 tarihli yazısında şunları dile getirdi:

…. Korkunç bir gerçek de Meclis Darbe Komisyonu tarafından açıklandı.

Özel Harp Dairesi’ne bağlı yüz binden fazla silahlı insan saklanıyormuş aramızda.

Bildiğiniz Gladyo.

Ergenekon’un silahlı parçası.

Hükümet ağzını açmadı bu konuda.

Başbakan sustu.

Televizyon dizisi için mitinglerde bağıran adamdan söz ediyoruz, bu “gizli” ve ürkütücü ordu için tek bir kelime etmiyor.

Muhteşem Yüzyıl dizisini, sokaklarda dolaşan binlerce “silahlı kontrgerilla” elemanlarından daha tehlikeli buluyor bu başbakan.

Bu silahlı insanların kimler olduğunu hükümet biliyor mu?

Bu adamların görevi ne?

Bu adamlar kime bağlı?

Bu silahlı adamları canı istediğinde harekete geçirme yetkisi orduda mı?

Yoksa bu silahlıların denetimi Başbakan’a mı geçti?

Gizli ordu kime bağlı?

O gizli orduya emir verenler, onları hangi amaçlarla kullanmayı düşünüyor?

Bir yandan Ergenekon davası devam ediyor ama bir yandan Ergenekon’un asıl silahlı parçası dışarıda dolaşıyor.

Bu adamların neler yapmış oldukları soruşturulmuyor.

Devlet içinde Ergenekon sürüyor mu?

Başbakan, Ergenekon’un devam etmesini mi istiyor?

Bunların cevaplarını biliyor muyuz?

Bilecek miyiz?

Herhalde bilmeyeceğiz.