Public Beta
Facebook Sayfamız  Twitter Sayfamız  Google+ Sayfamız  RSS Takip

ABD'de, Türkiye'deki Tutuklu Gazeteciler Analiz Ediliyor

HABERDESİN.COM

The Guardian gazetesinde medya ve özgür basın üzerine yazılar yazan Roy Greenslade, Türkiye'deki tutuklu gazetecileri ve Türkiye'nin ifade özgürlüğünü analiz ediyor. Bunu yaparken de, Ece Temelkuran ve Yavuz Baydar'ın konuyla ilgili yazdıklarını ele alıyor. Greenslade, iki farklı görüşü çakıştırıp konuyu irdeleyince vardığı yine tek sonuç var: "Türkiye'nin başı 'basın ve ifade özgürlüğü' konusunda daha çok ağrıyacak."

İşte Roy Greenslade'in 'Türkiye'deki Tutuklu Gazetecilerin Gerçeğini Kavramaya Çalışmak' başlıklı yazısı:

Türkiye'nin basın özgürlüğü konusunda vahim bir rekora imza attığı kabul ediliyor. Ama gerçekler – hatta rakamlar – hala tartışma konusu...

Öncelikle sayılar. Türkiye Gazeteciler Birliği ve Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ) verilerine göre, şu anda 72 gazeteci hapiste.

Türkiye Adalet Bakanlığı ise, sayının sadece 63 olduğunu ve tutuklu bulunanların çoğunluğunun “gazeteciliği kötüye kullanmak” suçundan mahkum edildiğini söylüyor.

Şüphesiz, gazeteci Ece Temelkuran'ın Index on Censorship'te yayınlanan yazısındaki rakamsal veriler Bakanlığın hoşuna gitmeyecektir:

“Bugün Türkiye'de, 100'ün üzerinde gazeteci, 500'den fazla öğrenci, siyasi davalara tabi 3 bin 500'den fazla Kürt ve Türk politikacı aylarca hatta yıllarca hapse mahkum edilmiştir.”

Tamam, rakamlar bir sorun.. Şimdi rakip analizlere bakalım...

Bakanlık, listedeki 63 kişinin 36'sı hakkında dava açıldığını ve bunların 18 ile ilgili mahkumiyet kararları verildiğini, geriye kalanların ise “halen yasal soruşturma altında” olduklarını ileri sürüyor.

BAYDAR BAKANLIĞIN AÇIKLAMASINI DESTEKLİYOR

Today's Zaman yazarı Yavuz Baydar, "Gazeteciler Hakkındaki Mitler ve Gerçekler" başlıklı yazısında Bakanlık açıklamasını değerlendiriyor:

“Listeyi inceledim; 36 kişinin 30'u PKK (çoğunluğu) ya da TIKKO, MLKP gibi yasadışı örgüt üyesi oldukları ya da yardım ve yataklık yapmakla hükümlü ya da suçlanıyor.

Geri kalan altı kişi ise yasadışı terör ağı olduğu iddia edilen Ergenekon üyesi olmakla suçlanıyor."

Baydar, araştırmacı gazeteci Nedim Şener ve Ahmet Şık listede olmadığını kaydederek, bu iki ismin hapisteki Kürt editör ve yayıncılar gibi "düşünce özgürlüğünün sembolleri" olmaları nedeniyle bunun bir "utanç davası" olduğunu vurguluyor.

Temelkuran da Şener ve Şık'ın “medya yoluyla siyasi kaos yaratma” iddiasıyla tutuklandıklarını....

Her ikisi de soruşturması yıllardır süren Ergenekon üyesi olmakla suçlanıyor. Hükümet ise bu iki ismin gazeteciliği "terörist" kimliklerini gizleme amaçlı kullandıklarını iddia ediyor.

TÜRK MEDYASI SESSİZ

Temelkuran'ın endişesi, “İddianamenin mahkemede sürekli kahkahalar atılmasına neden olan yetersizliği ve saçmalığı"na rağmen Türk medyası tarafından duyurulmaması.

Buna karşılık, bu durum "Charges against journalists dim the democratic glow in Turkey" başlığıyla New York Times'ın ilk sayfasında.

Şık, Türk güvenlik güçlerinin 2007 yılında Türk-Ermeni gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesi olayına dahil olduklarını iddia eden bir kitap yazması nedeniyle 11 aydır hapiste.

Temelkuran, “Bu siyasi tutuklamalar ve onları çevreleyen sessizlik, Türkiye'de basın özgürlüğünü küçük düşürmüştür” diye yazıyor.

Baydar, Temelkuran'ın bazı görüşlerine mesafeli dursa da “ifade / medya özgürlüğünün, Türkiye'nin başına ağrıtmaya devam edeceğine” inanıyor.

Adalet ve titizlik talep ederek, tutuklamaların “bu kişilerin ifade özgürlüğü ile nefret söylemi ya da siyasi şiddet tarafında olmak arasındaki ince çizgiyi kasıtlı olarak geçip geçmediklerini belirlemek” bazında, duruma göre değerlendirilmeleri gerektiğini savunuyor.

0
No votes yet