
HABERDESİN.COM
ABD'nin Şam Büyükelçiliği'ni kapatmasının ve İngiltere, İtalya ve Fransa'nın da büyükelçilerini geri çekmesinin ardından, başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin de büyükelçilerini geri çekeceği bildirildi. Bunun yanı sıra Şam'ı ziyaret eden Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, başkentte sevgi gösterileriyle karşılandı. Lavrov, Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın, şiddeti durdurma garantisi verdiğini söyledi.
HABERİN AYRINTILARI İÇİN TIKLAYIN
Diplomatik ilişkilerin askıya alınması demek olan bu durumda, herkes birbirine aynı soruyu soruyor, benzer teoriler üretiyor... Suriye'ye askeri müdahale mi başlıyor?
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin, Suriye'deki elçilerini çekme kararı aldığı bildirildi. Konsey'den yapılan açıklamada üye altı ülkenin elçilerinin çekilmesini isteyeceği bildirildi.
İTALYA, FRANSA, İNGİLTERE DE ELÇİLİKLERİNİ GERİ ÇEKTİLER
KÖRFEZ ÜLKELERİ SURİYE HAKKINDA ÖZEL TOPLANTI YAPACAK
AB TEMSİLCİLERİ KALACAK
Avrupa Birliği (AB) ise birçok Avrupa ülkesi ve ABD'nin aksine, Suriye'deki temsilcilerini geri çağırma niyetinde olmadığını bildirdi.
AB'nin dış politika sözcüsü Michael Mann, "şu an temsilcilerin çekilmesi ve temsilciliğin kapatılması planının bulunmadığını" belirtti.
Mann, "bilgi almak için özgür basının bulunmaması nedeniyle bölgede temsilcilerin kalmaya devam etmesinin önemli olduğunu düşündüklerini" vurguladı.
RUS BAKAN'A SURİYE'DE SEVGİ SELİ
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki karara Çin ile birlikte vetosunu koyan Rusya'nın Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise, başkent Şam'da sevgi gösterileriyle karşılandı. Interfax haber ajansının aktardığına göre Esad ile bir araya gelen Lavrov, tüm ülkelerin liderlerinin sorumluluklarının farkında olması gerektiğini belirterek, Esad'ın Suriye'deki şiddeti durdurmak için garanti verdiğini açıkladı.
ABD, AYNI GÜN İRAN'I DA HEDEF ALDI
Dün Suriye ilgili yapılan peş peşe açıklamaların ardından ABD'den sürpriz bir açıklama daha geldi ve İran'ın Amerika'daki mal varlıklarını dondurma kararı alındığı söylendi.
HABERİN AYRINTILARI İÇİN TIKLAYINIZ
ORTADOĞU'DA SURİYE VE İRAN EKSENLİ BİR SAVAŞ ÇIKAR MI?
2003 yılında Irak'ın işgalinden hemen önce de, şimdiye benzer bir diplomatik temizlik süreci başlamıştı. ABD ve diğer bazı ülkeler, büyükelçiliklerini geri çekmiş, geride 'rehine' durumuna düşlebilecek diplomat bırakmamışlardı. Yine, benzeri bir sürecin başlamış olması akıllara 'askeri müdahale' olasılığını getirse de, bazı gözlemciler Suriye ve İran üzerinden bu gibi bir savaşın göze alınamayacağı görüşünde.
ABD'nin "demokratik" reformlar yoluyla, Suriye ve İran'daki değişimi hızlandırmayı, böylece Ortadoğu'daki Amerikan karşıtı önemli güçleri ortadan kaldırmayı amaçladığı görüşünde birleşiyor bazı gözlemciler. CRİ Türkçe'de yer alan değerlendirmeye göre, Libya'da yaşanan yönetim değişikliğinin ardından, Ortadoğu'da ABD'ye muhalif olan iki "müttefik" güç Suriye ve İran'ın, bu ülkeye büyük sorun çıkardığını düşünülüyor.
Amerikan kamuoyu, mevcut durumun sürekli kötüleştiği Suriye ve İran'ın, Arap Birliği'nin desteğini kaybederken, ABD'nin uluslararası arenada kurduğu "yaptırım ittifakı" ile karşı karşıya bulunduğunu, üç Amerikan uçak gemisinin, Hürmüz Körfezi'ne gitmesiyle, İran'ın İsrail'in yapacağı bir askeri operasyon ihtimalinden de endişelendiğini, bu nedenle, sorunun çözümü için en uygun zamanın geldiğini düşünüyor. Kamuoyunda, ABD'nin, İran ve Suriye sorununu çözerek, Ortadoğu'yu "yöneten güç" konumunu pekiştirirken, Suriye ve İran'ın komşularıyla ittifak kurmayı ve böylece, Ortadoğu'daki durumu tamamen kontrol altına almayı beklediği görüşü hakim.
Ağırlıklı görüşlerden biri de, finans krizinin etkisinde olan, başkanlık seçimi süreci yaşayan ABD'de, Afganistan savaşının yükü ağırlaşırken, İran ve Suriye'ye de askeri müdahale başlatılırsa, ülke büyük bir maddi sıkıntıyla karşılaşacağı yönünde. Ayrıca mezhep çatışmaların yaşanma ihtimalinin de çok yüksek olması, Irak, Suudi Arabistan ve Ürdün gibi ülkeleri çok derinden etkileyebilir. Bu durum, sadece ABD için değil; Ortadoğu'daki müttefiki İsrail için de yararlı olmayacaktır.
























