
BM Güvenlik Konseyi (BMGK), Suriye'de insan hakları ihlallerini kınayan ve şiddetin derhal sona erdirilmesi çağrısında bulunan karar tasarısını, Rusya ve Çin'in vetosu nedeniyle kabul etmedi.
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Suriye konusunda hemen harekete geçilmesi gerektiğini belirterek, ülkede mezhep savaşı riskinin her geçen gün arttığını söyledi.
Clinton, uluslararası toplumun Suriye'yi kınamasına engel olanlar bulunduğunu da ekledi.
MÜBAREK GÜNDE ÖLÜM KUSTU
Suriye rejimi Mevlid Kandili gecesi ülkeyi kana buladı. Humus kentine havadan ve karadan gece düzenlenen saldırılarda 260 kişi öldü, yüzlerce kişi de yaralandı. Ölenlerin arasında kadın ve çocukların da bulunduğu bildirildi.
Al Arabiya televizyonu Humus'a düzenlenen saldırıda 337 kişinin öldüğünü ve 1300 kişinin de yaralandığını açıkladı. Evlerdeki cesetlere ulaşılmadığını belirten Al Arabiya televizyonu, ölü sayısının daha da artabileceğini kaydetti. Saldırılarda iki caminin yıkıldığı ve cami enkazından onlarca cesedin de çıkarıldığı vurgulandı.
Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi örgütü, Beşşar Esad'a bağlı askeri güçlerin Humus kentinin El Halidiye bölgesini bombaladığını, ölü sayısının 260'a yükseldiğini duyurdu.
Muhalif Suriye Ulusal Meclisi konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Rusya'yı Beşşar Esad rejimini kınamaya ve BM Güvenlik Konseyi'nen çıkacak karara destek vermeye davet etti.
300 HAVAN TOPU
El Halidiye bölgesindeki görgü şahitleri, Suriye güvenlik güçlerinin mahalleye 300 havan topu attıklarını ve evlerin cesetlerle dolu olduğunu belirtti. Gece sokaklardan kadın ve çocuk seslerinin yükseldiğini belirten görgü şahitleri, hastanelerin yaralıları tedavide yetersiz olduğunu kaydederek Müslüman ülkelere acil yardım çağrısında bulundu.
AA'yı telefonla arayan Suriyeliler, sabah saatlerinde de Humus'a saldırılar düzenlendiğini ifade etti. Yaralılara müdahale etmek için sağlık personelinin yanı sıra tıbbi malzeme eksikliği yaşandığını belirten Suriyeliler, Türkiye'den acil yardım talebinden bulundular.
DIŞİŞLERİ KINADI
Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Suriye güvenlik güçlerinin geceden sabaha kadar Humus halkına karşı silahlarla yaptığı katliam sonucunda, aralarında kadın ve çocukların bulunduğu yüzlerce sivilin öldürülmesi ve daha fazlasının yaralanmasının büyük bir infial yarattığı belirtildi.
Açıklamada, bir ülkenin resmi güvenlik güçlerinin kendi şehirlerini topa tutmasının o ülkedeki hükümetin, yönetme meşruiyetini tamamen kaybettiğinin en somut kanıtı olduğu ve bu katliamın en şiddetli biçimde kınandığı ve lanetlendiği vurguladı.
Humus halkını çocuk, kadın, yaşlı ayrımı yapmadan topyekun cezalandırmaya yönelik bu acımasız eylemin, Suriye yönetiminin içine düştüğü hukuksuzluğun ve aczin de açık bir göstergesi olduğunun belirtildiği açıklamada, uluslararası toplumun bu duruma seyirci kalmaması gerektiği, bir kente karşı toplu bir katliama girişenlerin işlediği bu insanlığa karşı suçların cezasız kalmamasının, uluslararası camianın ortak vicdani sorumluluğu olduğu kaydedildi.
Açıklamada, "uluslararası toplumun 1982'deki, insanlık tarihine kara bir leke olarak kazınan Hama ve Humus olaylarının 30. yıldönümünde ve BM Güvenlik Konseyi'nde Suriye konusunda bir kararın görüşüldüğü aşamada düzenlenen bu son katliam karşısında, Suriye halkının vahşet ve saldırılara maruz kalmasını önlemek için üzerine düşen sorumluluğu artık bir dakika daha kaybetmeden üstlenmelidir" ifadesi kullanıldı.
CLİNTON'DAN VETO ELEŞTİRİSİ
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Suriye hakkındaki BM Güvenlik Konseyi karar tasarısının Rusya ve Çin halk Cumhuriyeti tarafından veto edilmesini sert bir dille eleştirdi.
48. Münih Güvenlik Konferansı çerçevesinde bir basın toplantısı düzenleyen Clinton, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'la yaptığı ikili görüşmede, kendisini veto kararından çevirmeye çalıştığını, ancak bunda başarılı olamadığını belirtti.
Clinton, "Suriye'de bugün yaşanan en kanlı günden sonra bile hala uluslararası topluluğu bu şiddeti kınamaktan vazgeçirmeye çalışanların olduğunu düşünmek çok zor. Sizlere sormak istiyorum. BM Güvenlik Konseyinde kararlı bir tutum sergilemek için daha başka neyi bilmemiz gerekiyor-" şeklinde konuştu.
Suriye Devlet Başkanının iktidarda kalmaya devam etmesi durumunda Suriye'deki şiddetin artmasından endişe duyduğunu ifade eden Clinton, "Ne olacağını biliyorum. Daha fazla kan akacak, aileleri öldürülenler daha fazla direniş gösterecek ve büyük bir olasılıkla iç savaş çıkacak" şeklinde görüş belirtti.
RUSYA, SURİYE KARARINI SAVUNDU
Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Vitali Çurkin, Suriye'de insan hakları ihlallerini kınayan ve şiddetin durması çağrısında bulunan karar tasarısının, ''tek tarafı suçladığını, dengeli olmadığını ve Suriye'deki gerçekleri yansıtmadığını'' iddia etti.
Çurkin BM Güvenlik Konseyi'nde Rusya ve Çin'in karar tasarısını veto etmelerinin ardından yaptığı açıklamada, kendilerinin de Suriye'de şiddetin sona ermesini istediklerini ancak tasarının yanlı olduğunu savundu.
Suriye'de muhaliflerin de silahsızlanması gerektiğini ve onların da eşit şekilde kınanması gerektiğini öne süren Çurkin, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un salı günü Suriye'ye gideceğini, Suriye'de sorunun siyasi olarak barışçıl şekilde çözülmesini istediklerini belirtti.
Çin'in BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Baodong Li de karar tasarısının dengeli olmadığını savundu.


















