Public Beta
Facebook Sayfamız  Twitter Sayfamız  Google+ Sayfamız

Maziye Bir Bakıver Neler Neler Bıraktık

Tarkan Kaynar kullanıcısının resmi

Ülkemizde futbolun tarihi siyasetin tarihinden hiçbir zaman uzaklaşamamıştır. Daha ilk 10-20’li yıllarında sarayın denetimindeki Türk futbolunda biraz gezinti yaparken bugün ne değişmiş ne değişmemiş düşünmeye çalışalım..

“Üç kişinin bir araya gelmesinin bile sakıncalı olduğu dönemler” Abdülhamit’in istibdat dönemini anlatan meşhur ifadedir. O dönemde kimi aydınlar bu baskı karşısında formül olarak mason olmayı  tercih ederken, futbol bile oynamaları yasak olan Fuat Hüsnü Kayacan gibi ülkenin ilk futbolcusu olarak tarihe geçen müslüman gençler, takma yabancı isimlerle ülkedeki İngiliz futbol takımlarında top koşturmak durumunda kalıyorlardı.

“Özgürlük, eşitlik, adalet” sloganıyla yolan çıkan İttihatçıların Sadrazamlık kademesine gelen son lideri Talat Paşa da aynı zamanda bir mason üstadı idi. Baskı rejimine karşı çıkan özgürlükçü bir hareketin lideri olarak yaşananların süzgecinden çıkıp gelmişti.

Fenerbahçe’ye karşı devlet eliyle Altınordu

Birinci Dünya Savaşı yıllarında ülkenin her yerinden ve kesiminden olduğu gibi spor kulüplerinden de bir çok genç insan cepheye asker olarak gönderildi. Bundan iki yıl önce Nisan ayında İstanbul Modern Sanatlar Galerisindeki “Gelibolu 1915” sergisini gezenler Çanakkale Savaşı’nda o dönem şehit veren kulüplerin şehit futbolcu listelerini görmüşlerdir.

O dönemin Sadrazamı Talat Paşa futbola el atmanın ihtiyacını dönemin ikinci adamı, İttihatçilerin “Küçük Efendi”si Kara Kemal ile paylaşır. Fenerbahçe’yi ele geçirmek istemektedir. Kara Kemal iyi bir stratejisttir. Mustafa Kemal’in de onun için “elimde onun gibi birkaç adam olsaydı keşke” dediği rivayet edilir.

Kara Kemal Fenerbahçe’yi ele geçirmenin tepkilere neden olacağını, bunun yerine yeni bir kulüp kurulmasının daha uygun olacağını tavsiye eder. Bunun üzerine ismi Ziya Gökalp tarafından konulan Altınordu  İdman Yurdu kurulur. Daha doğrusu Galatasaray’dan ayrılarak kurulan Progress Kulübü bu isme devşirilir ve kulüp başkanlığına Talat Paşa oturur. İzmir’de 1924 yılında kurulan Altınordu Spor Kulübünün bu bahiste adı geçen Altınordu ile ilgisi yoktur.

Altınordu’ya gel, askerliğini sarayda yap!

Fenerbahçe’nin otomobile benzetilip hızlı koşmasından dolayı bu isimle lakaplandırılan futbolcusu“Otomobil Nuri”ye ilk teklif yapılır; “Altınordu’ya gel, askerliğini sarayda yap”. Ülke tarihinde karşılığı olan ilk futbol transferi sayılabilecek bu teklif Fenerbahçe’nin diğer futbolcularına da Nuri vasıtasıyla yapılır ve 6 futbolcu bu cazip teklifi değerlendirerek Altınordu’ya geçer. Sadece askerlik vaadi değil bunun yanı sıra futbolcuların ailelerine gıda yardımı da yapılacaktır. Bu şekilde çeşitli kulüpleren yetenekli futbolcular toplanır.

1915-16 yıllarında bir de Çanakkale’de şehit olan futbolcular eklendiğinde günümüzde üç büyükler tabir edilen kulüplerin bu etkenlerle neredeyse yok olma eşiğine geldiğini tarih not etmiştir. Altınordu 1916-17 ve 1917-18 yıllarında lig şampiyonu olur. Ardından Talat Paşa’nın İttihat ve Terakki’nin ileri gelenleriyle ülkeyi terk etmesi ile Altınordu 1920’de İttihatspor adını alır ve yola bu isimle devam eder. İttihatspor’un Türkiye Futbol Federasyonunun (Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı) kuruluşunda Otomobil Nuri vasıtasıyla öncülük ettiği bilinir.

Statüko bazen içeri alır, bazen yanına

Gelgelelim özetle, tarihimiz siyaset, futbol, baskı ve çıkar ilişkilerinin iç içe olmasına hiç yabancı değildir. Özgürlük şiarıyla iktidara gelenler bir süre sonra ülkenin etkin ve popüler güçlerini yandaş hale getirerek örneklerde görüldüğü üzere sadece yöntem değiştirmişlerdir. Statüko bazen içeri alır, bazen yanına... Hazır federasyon, Fenerbahçe, yandaşlık, muhaliflik gibi konular gündemimizi yoğun kaplamışken yukarıdaki tarihsel süreci anlatmak istedim. Hikayede artık kimi kimin yerine koyarsınız sizin bileceğiniz iş...

 

Futbol
Fenerbahçe