Kış aylarında kalın kazaklardan, sıcak çikolatadan ve kış sporlarından bahsetmek istiyor canımız. Karda kışta su kayağından bahsetmenin ne zevki var ki, değil mi? Kışı sevenler zaten bu işleri biliyorlardır; ama biz yaz çocuğu olanları da karlarda yuvarlanmaya davet ediyoruz...
- Beyaz kar ve nefis dağ havasıyla tam anlamıyla bütünleşmemizi sağlayan bir spordur kayak... Her türlü tabiat güzelliğiyle herkesi kendine hayran bırakan Türkiye'de, kış sporları da tatilcilerin yoğun ilgisiyle karşılaşmaya başladı. Karla iç içe yaşamayı sevenler, şehir gürültüsünden uzaklaşmak isteyenler, tatili hem spor hem de eğlenceyle değerlendirmeyi düşünenlerin ilk tercihi dağların dorukları oluyor. Kış, kış aylarında tatilcilerin en çok tercih ettikleri yerler kayak merkezleridir. Kışın yapılan en önemli spor aktivitelerinin başında gelen kayak, aynı zamanda dikkatli olunması gereken bir spor.
Kış aylarında özellikle son yıllarda daha bir popüler hale gelen kayak sporu, erişkinlerin olduğu kadar gençlerin de tercih ettiği bir spor aktivitesi haline geldi. Bununla birlikte kayak yaralanması sonrası acil servise başvuran hasta sayısında da belirgin artışlar gözleniyor. Kayak yaparken en fazla karşılaşılan akut yaralanmalar; diz yaralanmaları, düşmeye bağlı omuz kırıkları ve çıkıkları, el bileği kırıkları, vertebra kırıkları ve eklem bağları yaralanmaları oluyor.
Diz Yaralanmaları
Yaralanmaların yaklaşık yüzde 30-40’ını diz eklemi oluşturuyor, kayış mekanizması nedeniyle ayak ve ayak bileği kilitlenmiş pozisyonda oluyor ve kayak herhangi bir nedenle döndüğü zaman kuvvetin en çok emildiği bölge diz eklemi oluyor. Diz yaralanmaları basit bir menisküs yırtığından daha ciddi bağ yaralanmalarına kadar değişen boyutlarda olabiliyor. En önemli bağ yaralanmaları iç yan bağ ve ön çapraz bağda görülüyor.
Ön çapraz bağ yaralanmaları
Ön çapraz bağ yaralanmaları daha profesyonel kayakçılarda görülüyor ve bu da spesifik düşme şekillerine bağlanıyor. Yaralanmaların yaklaşık yüzde 10-15’ini oluşturan ön çapraz bağ yaralanmalarının beraberinde iç yan bağ ve menisküs yırtığı da olabiliyor. Tanı, klinik muayene ile olabildiği gibi eşlik eden yaralanmaları görmek için MRI ve direkt grafiler yararlı oluyor. Hasta genellikle yaralanma esnasında kopma sesi duyduğunu belirtiyor, birkaç saat içinde şişme görülüyor. Ön çapraz bağ kopmalarının koruyucu tedavi ile iyileşmiyor ve kriterlere uyuyorsa cerrahi müdahale gerektiriyor. Ön çapraz bağ rekonstrüksiyonu (bağın yeniden yapılması) için değişik teknikler tarif edilmiştir, patellar tendon veya hamstring tendonlarının kullanılması bugün için en popüler olanlarıdır. Ön çapraz bağ rekonstrüksiyonunun amacı, dize hareket kısıtlılığı olmadan stabilite ve hastanın yaralanma önceki fonksiyonel seviyesine ulaşmasını sağlamaktır.
Menisküs yırtılmaları
Sabit ayak üzerinde ani yapılacak dönüşler menisküs yırtılmalarına neden olabiliyor. Ağrı ve zaman zaman olabilecek şişlikler şeklinde karşımıza çıkıyor. Yaralanmaların yüzde 5-10’luk kısmını da menisküs yırtıkları oluşturuyor.
Menisküsler sadece kapsül yapışma yerleri ve boynuz tabir edilen kısımların bağlanma yerlerinde nöral yapılara sahip. Menisküs yırtıklarında ortaya çıkan ağrının sebebi de yırtık olan kısmın kapsül üzerindeki çekme etkisinden kaynaklanıyor. Zamanla günlük aktivitelerde oturup kalkarken, arabaya inip binerken, merdiven inip çıkarken ağrı ortaya çıkabiliyor. Hastalar genellikle bir süre geçtikten sonra hekime başvuruyorlar.
Birçok menisküs yırtığı şikayete neden olmayabilir, özellikle yaşlı hastalarda. Başlangıçta şikayete sebep olan yırtıklar egzersiz, non-steroid anti enflamatuar ilaç kullanımı ve aktivite değişiklikleri ile sessiz duruma gelebilir. Bu nedenle özellikle yaşlı hasta grubunda 3 aylık bir süre boyunca koruyucu tedavi denenmelidir. Günlük hayatı etkileyen ağrı, klinik olarak menisküs yırtık bulguları varsa, koruyucu tedavi ile şikayetler geçmiyorsa cerrahi tedavi gerekliliği ortaya çıkıyor. Yer değiştirmiş, şiddetli ağrıya ve ciddi hareket kısıtlılığına sebep olan yırtıklara acil cerrahi müdahale gereklidir. Menisküs ameliyatları sonrası rehabilitasyon her hastada gerekli olmuyor, hastanın durumuna göre karar vermek gerekiyor.
Bu hastaların rehabilitasyon süreleri genellikle daha kısa oluyor ve 2-3 haftada tamamlanıyor. Cerrahi olmayan menisküs yaralanmalarında ise ağrı, ödem ve hareket kısıtlılığı varsa ve cerrahi düşünülmüyorsa fizik tedaviden yararlanılıyor. Ancak burada uygulanan fizik tedavi menisküs yaralanmasını ortadan kaldırmıyor, daha çok semptomlara yönelik bir tedavi oluyor ve hastanın daha konforlu yaşaması sağlanıyor. Ödeme bağlı kas zayıflığı da aynı zamanda toparlanıyor.
Omuz eklemi vücudumuzdaki en oynak eklemdir. Böylece kolumuzu çok geniş bir yelpazede hareket ettirebiliriz. Fakat bu hareketlilik omuz ekleminin yaralanma ve instabiliteye daha yatkın olmasına sebep olur. Omuz çıkıklarının yüzde 90’ı öne doğrudur. Genellikle kaza sırasında omuzun ya da açık kolun üzerine düşme sonucunda oluşur. Çıkık ile birlikte kırıklar veya çevre yumuşak dokularda değişen derecelerde yaralanma olabilir.
Öncelikle radyolojik tetkikler yapılıyor, eşlik eden kırık varsa mutlaka ortaya konmalı ve uygun tedavi yapılmalıdır. Çıkan omuz genel anestezi altında yerine oturtuluyor. Omuz-kol askısı ile 3 hafta tespit ediliyor. Daha sonra fizik tedavi ve rehabilitasyon planlanıyor.
Omuz çıkıklarının rehabilitasyonunda tam eklem hareket açıklığının sağlanması ve omuz çevresi kasların kuvvetlendirilerek omuz stabilizasyonunun artırılması hedefleniyor. Bunlara rağmen tekrarlayan çıkıklar olabiliyor. O zaman nedene yönelik cerrahi tedavi uygulamak gerekiyor.
KIRIKLAR
Kırıklar meydana gelebilecek diğer bir ciddi yaralanma grubunu oluşturuyor. Kullanılan malzemeler bu tip yaralanmaları önlemek açısından önem taşıyor. Uyluk ve kaval kemiklerinde olabilecek kırıklar daha çok sabit ayak üzerinde dönme hareketiyle meydana gelirken, omuz ve el bileği kırıkları daha çok snowboard yapanlarda öne doğru açık kol üzerine düşme ile oluşuyor. Gözden kaçırılması muhtemel bir başka yaralanma ise, el baş parmak iç yanı bağ yaralanmaları.
El bileği kırıkları kemik yoğunluğunun azalmasına bağlı olarak yaş ilerledikçe görülme riski biraz daha artıyor. El bileği kırıklarında da alçılı ya da cerrahi tedavi uygulanabiliyor. Eklem içinde parçalı ve çok yer değiştirmiş kırıklarda cerrahi tedavi en uygunu. Bunun dışında, eklem dışında çok yer değiştirmemiş kırıklarda da kırık düzeltildikten sonra alçılı tedavi uygulanabilir.
BURKULMA VE DOKU ZEDELENMELERİ
Spor sakatlıklarının yüzde 20’sinde acil müdahale gerekiyor. Yüzde 80’ini ise tekrarlayan minör travmalara, ısınmadan yapılan egzersize, yanlış tekniğe ve gereksiz yüklenmeye veya sporda kullanılan materyallerin seçimine bağlı yaralanmalar oluyor. Bunlar da daha çok yumuşak doku yaralanmaları şeklinde görülüyor.
İlk anda yaralanan bölgeyi dinlendirmek, buz uygulamak ve ödemi engellemek için yukarı doğru kaldırılıp bandaj yapılması gereklidir. Bir süre sonra ağrısı geçebilir ya da geçmeyebilir ama mutlaka hekime başvurulması gerekir.
Alınabilecek basit önlemler
- Dizlerinizi bükük pozisyonda tutmaya çalışın, düşme esnasında dizlerinizi açmaya çalışmayın.
- Düştükten sonra, kurtulmak için çaba göstermeyin, durana kadar yerde kalın.
- Kaya ve tümseklere dikkat edin. Nereye düşeceğinizi bilmeden atlama yapmayın, atlama sonrası yere değerken her iki kayağın da aynı anda basmasına dikkat edin ve dizlerinizi bükülü tutun.
- Kayak için dizayn edilmiş malzemeleri kullanın, kayakların ayağınıza iyi bağlı olup olmadığından emin olmak için kontrol edin.
- Yorulduğunuz zaman mutlaka dinlenin veya o gün için kaymayı bırakın. Düşmeler genellikle yorulunca meydana gelir.
- Alkol veya ilaç aldıysanız kayak yapmayın çünkü refleksleriniz zayıflayacaktır ve kaslarınız daha çabuk yorulacaktır.

