Cuma günü TL’sı dolara karşı uzun bir aradan sonra 1.78’nin altına geriledi, yani değer kazandı. ABD Merkez Bankası Fed’in Çarşamba akşamı politika faizini “çok uzun süre” “çok düşük tutacağını” vadetmesi ardından dolar dünyada bir çok para birimine karşı değer kazandı. TL’nin değer kazancı sürebilir mi? 2003-2008 arasında TL sürekli olarak dolar ve Euro’ya karşı değer kazanmıştı. O “Altın Çağa” dönüş başladı mı?
TL’nin belki bir kaç hafta daha değer kazanmasını beklemek makul, ama o Altın Çağ artık geri gelmeyecek. Türk ekonomisinin yapısı, küresel konjünktür ve en önemlisi TCMB’nin tercihleri çok güçlü bir TL’nin önünde engel teşkil ediyor.
CARİ AÇIĞI UNUTMAYALIM
Türkiye ekonomisi artık büyürken daha fazla ithalata gerek duyuyor, daha az tasarruf yapıyor. Yani, büyüme beraberinde daima cari açık getiriyor. Enerji fiyatlarındaki artış kadar, işgücü rekabetinde geri kalmamız yüzünden ara malları artık Asya’dan geliyor. Cari açık ise TL’nin devamlı değer kaybetme baskısı altında kalması demek. Hükümetin gelecek ay açıklayacağı yerli üretimi teşvik programı ile bu sorunu belki 3-5 yıl içinde kontrol altına alırız, ama o süre zarfında büyüme hep eşliğinde TL’nin değer kaybını getirecek.
DIŞ KONJÜNKTÜR TL’NİN ALEYHİNDE
Türkiye dış finansmana bağımlı bir ülke. Yalnız 2012 yılında cari açık ve vadesi gelen dış borçların itfası olarak 180-200 milyar dolar civarında borç bulmamız gerekecek. Türkiye’nin yükselen itibarı ile normal zamanlarda bu miktar çok rahat temin edilir, ama normal zamanlarda yaşamıyoruz. AB’de 3 yıldır devam eden çok borçlu ülkeler krizi (PIIGS krizi), Avrupa bankalarının içini oydu. Bu bankalar artık kredi notuna bakmaksızın yabancı ülke şirketlerine kredileri kesiyor. Eski günlere nazaran daha zor ve pahalı kredi alacağız, bir takım banka ve şirketler daha az döviz borç tutmayı yeğleyecek. Yani dışarıya net döviz ödemesi yapacağız. TL’nin kalıcı olarak değer kaybedeceği görüşünün ardında yatan ikinci neden ise bu.
TCMB ARTIK GÜÇLÜ TL İSTEMİYOR
En son olarak ise, TCMB artık enflasyonu baskılamak için yüksek faiz uygulamıyor. Bir anlamda Türkiye yüksek faiz – düşük enflasyon ile yüksek enflasyon –yüksek ihracat arasındaki tercihi ikincisi yönünde kullandı. TL artık getiri yönünden eskisi kadar cazip değil, bu yüzden çok fazla sıcak para da cezbedemiyoruz. Bir başka değişle, eskiden enflasyonu baskılamak için TL’nin değer kazanması yönünde tedbirler alan TCMB, artık ihracatı güçlü tutmak için, TL’nin değer kaybı yönünde kararlar alıyor.
VATANDAŞ NE YAPSIN?
Ekonomi branşında bir para biriminin gerçek değerini ölçmek kurşundan altın üretmek kadar zor. Ama, 2012 yılı boyunca TL’nin dolar ve Euro’ya karşı TÜFE enflasyonu kadar, yani %6.5-7.5 arasında değer kaybedeceğini öngörmek makul. Döviz borcu olmayan yatırımcılar için döviz tutmak hiç bir zaman anlamlı olmadı, bundan sonra da olmayacak. Kurdaki ani yön değişimlerini kimse önceden kestiremediği gibi, 1986 yılından bu yana TL tutup mevduat ve bono-tahvile yatıranlar hep daha fazla kazandı. Siz de siz olun, dövizde spekülasyon yapmaya kalkmayın, gelir ve borçlarınız TL cinsinden ise, birikimlerinizi de büyük ölçüde TL’de tutun.
Atilla Yeşilada
